• sozturk
  • 28 Mayıs, 2011
  • 1

Adrenalin Dolu Anlar – Bungee Jumping (Video Eklendi)

Her şey bundan 2 ay önce Grupanya sitesinin yapmış olduğu Yüksek İşler Bungee Jumping kampanyasıyla başladı. Bungee Jumping ölmeden yapmayı istediğim şeylerin başında geliyor olsa da biraz korku biraz da fırsat bulamadığım için daha önce hiç yapmadığım bir aktiviteydi. Bu kampanyayı duyunca hemen atlayış için kupon satın aldım. İşte herşey o kuponu almamla başladı.

ATLAYIŞ ÖNCESİ

Aslında kuponu satın aldıktan sonra duyduğum heyecan ve düşündükçe yükselen adrenalin atlayış vakti geldikçe daha sakin bir havaya bıraktı kendini. Sanki ölüm öncesi sessizlik gibiydi. Normalde yüksek tansiyonu olanların yapması önerilmeyen bir aktivite olduğu için (benim yüksek tansiyon sorunum var) biraz içimde endişe hakimdi. Acaba atladıktan sonra ciddi bir tansiyon problemi yaşar mıyım diye kendime sormadan edemedim; ama yine de bu heyecanı yaşamalıydım.

Atlayış yapacağımız yer olan Çubuklu Hayal Kahvesi’ne vardığımızda hala sakinlik hakimdi üzerimde. Ne zaman önüme imzalamam gereken formları koydular o zaman dedim ki galiba ben tehlikeli birşey yapıyorum. Heyecanım doldurduğum formda yazımdan çok net bir şekilde anlaşılıyordu. İçimde sakinlik olsa da bedenim bu sakinliğin aksine heyecan belirtisi gösteriyordu. Formlar doldurulup atlamak için hazırlıklara başladığım zaman olayın ciddiyetini iyice anladım. Aslında bakıldığı zaman birkaç farklı donanımla güvenliği en üst seviyede tutuyorlardı.

Atlayış için gerekli donanımlar giyildikten sonra artık atlayış sıramın gelmesini beklemeye koyuldum. Ne yazık ki benden 2 sıra önce atlayış için yukarıya çıkan bayan atlayamadan aşağı inince acaba yukarı çıkınca ben de aynı heyecanı yaşayıp atlamaktan vazgeçer miyim diye kendime sormadan edemedim.

Ve bekleyiş sona erdi. Sıra bana gelmişti, biran önce yapayım da artık bitsin bu işkence der gibi bir ruh hali vardı içimde. Vinç kabinine bindikten sonra gerekli tüm donanımlar kontrol edildi ve heyecan başladı.

VE ATLAYIŞ

Vinç yavaş yavaş yukarı çekerken atlayış kabinini, düşünceler yerini gerçekliğe bırakmaya başladı. Yukarı çıkarken bir yandan yanımda bulunan görevli nasıl atlamam gerektiği konusunda bilgiler verdi. Ancak söylediklerinin hiçbirini hatırlamıyorum şuan atlama pozisyonu dışında. Sanırım o an kafamda binlerce düşünce hakimdi.

Ve zirveye ulaşınca (yaklaşık 60 metre) artık arkamda bulunan güvenlik bağı çözüldü ve atlayış pozisyonu almam söylendi. Ellerim iki yandan kabini tutarken ayaklarımın yarısı kabinin dışına taşacak şekilde, vücüdumu mümkün olduğunca, ellerden destek alarak, sarkıtabileceğim kadar aşağı doğru sarkıtarak arkadan görevlinin 3-2-1 diye saymasını bekledim.

3 ve 2 yi duyduğumda çok fazla şey hissetmedim de ardından gelen 1 sesini duyduğum zaman evet artık atlama vakti geldi dedim ve herşey işte tam da o an başladı. Önce bir düşünce kapladı içimi, kalp atışlarımın arttığını hissettim ve ister istemez acaba yapmasam mı diye bile sordum kendime. Aşağıda izleyen arkadaşları düşününce bu düşünce mecburen anında kayboldu ve yarım saniyelik düşünceden sonra eller tuttuğu kabinden ayrıldı.

Önce bir boşluk kapladı içimi, bir özgürlük gibi…Yaklaşık 1-2 saniye süren derin boşluktan sonra lastiğin ayaklarımdan beni çekmesini beklemeye başladım. Ancak lastiğin beni tuttuğunu hissettiğim anda kendimi güvende hissedeceğimi biliyordum. Ne zaman lastik aşağı doğru inen bedenimi tekrar yukarı doğru çekmeye başladı o zaman tüm korkular yerini eğlenceye bıraktı.

Hayatımda belki de yaşayabileceğim en heyecanlı ve en adrenalin dolu anları yaşadım bugün. Biliyorum düşüncesi bile korkutuyor insanı ama eğer biraz da olsa cesaretiniz varsa mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum.

Yorumlar

büyük lokma » Günce31 Mayıs 2011, 10:04 / Cevapla

[…] günü Sedat’ ı atlayışının hemen ardından aradım hem duygularını öğrenmek hem de tüyo almak için. Heyecanı sesinden […]

Bir Cevap Yazın